Dominic Dale etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Dominic Dale etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Temmuz 2013 Çarşamba

Avustralya Goldfields Open '13: Üçüncü Gün


    Avustralya'da üçüncüsü düzenlenen Goldfields Open, Bendigo Stadyumunda bugün oynanan altı maç ile tüm hızıyla devam etti. Maçların hiçbirinde sürpriz yaşanmazken bazı favoriler kazanmakta zorlandı.

9 Temmuz 2013 Salı

Avustralya Goldfields Açık '13: İkinci Gün


    Avustralya'da Melbourne Bendigo Stadyumunda düzenlenen Goldfields Açık turnuvasında ikinci gün maçları oynandı. Alfie Burden ve Fergal O'Brien sürprize imza atarken diğer maçlar beklendiği üzere favori oyuncuların galibiyeti ile sona erdi. 



1 Aralık 2011 Perşembe

PTC10 Şampiyonu Holt

PTC etaplarında sona gelinirken, onuncu tur Birleşik Krallık öncesinde gerçekleştirildi.Kazanan isim finalde Dale'i 4-2 geçen Michael Holt oldu.



Sheffield, Snooker Academy'de düzenlenen PTC 10 bu hafta içi gerçekleştirildi.Geçtiğimiz sezon Prag'da John Higgins'i geçerek PTC'lerde ki ilk şampiyonluğunu kazanmış olan oyuncu ikinci kez burada kupayı kaldırdı.Finalde geçtiği Gallerli rakibi Dale de geçtiğimiz sezon bir PTC zaferine ulaşmıştı.

Bir çok oyuncu için Uk Championship öncesi son antrenman niteliği taşıyan PTC 10'da Ronnie, Mark Williams, Selby, Ding gibi bir çok önemli isim turnuvaya erken veda ettiler.Şampiyon Holt zafer sonrasında şunları söyledi;

"Hep iyiyle kötü arasında gidip geldim.Aslında bundan öncesinde de çok kötüydüm ama sanırım kısa formatlı maçlar işime yaradı ve maçlardan kopmadım.İyi işler yapabilecek kapasitem var ama çoğu zaman çok kötüydüm.Yapmam gerekenleri yapamadım.İlk 32 içerisindeyim ama bunun için de profesyonel olmadım.Önceden de söylediğim gibi eğer bir ritm yakalayabilirsem oyunda bir şeyleri başarmak için hala vaktim var."

PTC10'da iki de 147 gerçekleştirildi.Geçtiğimiz hafta Mike Dunn'ın German Masters ön elemelerinde gerçekleştirdiği 147'nin ardından bu kez David Gray ve Ricky Walden birer gün arayla maksimum serilere imza attılar.Böylelikle snooker tarihinde 81. maksimum seriye ulaşıldı.

PTC 11, Uk Championship sona erdikten sonra 17-19 Aralık tarihlerinde Sheffield'da gerçekleştirilecek.

PTC10 Şampiyonu Holt

PTC etaplarında sona gelinirken, onuncu tur Birleşik Krallık öncesinde gerçekleştirildi.Kazanan isim finalde Dale'i 4-2 geçen Michael Holt oldu.

22 Temmuz 2011 Cuma

Dale'den Fantastik Galibiyet

Avustralya Açık'ta çeyrek finalist kadrosu bugün tamamlandı.Ev sahibinin son ve en güçlü temsilcisi Neil turnuvaya veda etti.


Turnuvada bugün çeyrek finalistlerin hepsi belli oldu.Steve ve James Mifsud'dan sonra Avustralya'nın son temsilcisi Neil da turnuvaya veda etti.

Rocket'in çekilmesiyle eline geçen şansı ilk turda değerlendiren ve ikinci turda da Neil'ın rakibi olan Dominic Dale son siyaha kadar heyecanın taşındığı maçta galibiyete uzandı.

Maçta üstünlüğü karar frameine kadar koruyan Dale 3-1'den sonra 4-2'yi bularak rahatlamıştı.Ancak Neil'ın kısa sürede gerçekleştirdiği geri dönüşle skor 4-4'e taşındı.Güvenli vuruşlarla geçen son frame iki tarafa da gitti geldi.Renklilerde uzun süren güvenli vuruşların ardından Neil frame topu maviyi cebe gönderdi ancak pembe masada kaldı.Neil'ın 69-51'lik üstünlüğü ele geçirdiği bu dakikadan sonra snookera ihtiyacı olan Dale ilk denemesinde snookerı bularak skoru 57-69'a taşıdı.Ardından cebe yakın duran pembeyi keserek siyaha inen ve uzak mesafeden siyahı sarı cebe gönderen Dale 70-69 galip gelerek nefesleri kesen mücadelenin galibi oldu.Dale maç sonunda şunları söyledi;

"Bugüne kadar oynadığım en heyecanlı ve dramatik maçtı.Neil'la bugüne kadar çok iyi maçlar oynamıştım ve bu da kesinlikle onlardan biri.Hala turnuvada olduğumu düşünerek yatağa yatacağım.Bugün çok iyi güvenli vuruşlar da yaptım felaket olanlar da."

Benzer bir mücadele ise yan masada Liang ile Ken Doherty arasında gerçekleşti.4-1 geri düşen İrlandalı oyuncu, harika bir geri dönüşle maçı 5-4 kazandı.Doherty son çeyrek finaline 2009 Shanghai Masters'da ulaşmıştı.

Gün içerisinde sahne alan Gallerlilerden ilki Mark Williams 5-2 ile rahat bir galibiyet alırken, oyunu tekrardan yükselmeye başlayan Allen da rahat bir galibiyet alarak çeyrek finale yükseldi.Ding karşısındaki galibiyetini Dünya Şampiyonası'nın intikamı olarak niteleyen Bingham bugün Tom Ford'u frame vermeden geçmeyi başarıdı ve çeyrek final yükseldi.Bingham geride bıraktığımız sezon Uk Championship'te çeyrek final görmeyi başarmıştı.Çeyrek finalde vatandaşı Dale ile karşılaşacak olan Williams maç sonu şu değerlendirmelerde bulundu;

"Dünden daha iyiydim ve dün olduğu gibi oynarsam yenileceğimi biliyordum.Barry'nin oyuna kötü başlaması işime yaradı.2-0 öndeyken Barry hiç kaçırmayacakmış gibi oynuyordu.Bugün biraz daha momentum kazanmak için farklı işler denedim ve işe yaradı.Bu şekilde devam edeceğim."

Günün toplu sonuçları şöyle;

Mark Williams 5-2 David Gilbert
Mark Allen 5-1 Marcus Campbell
Mark Selby 5-3 Mark Davis
Ken Doherty 5-4 Liang Wenbo
Dominic Dale 5-4 Neil Robertson
Stuart Bingham 5-0 Tom Ford

Dale'den Fantastik Galibiyet

Avustralya Açık'ta çeyrek finalist kadrosu bugün tamamlandı.Ev sahibinin son ve en güçlü temsilcisi Neil turnuvaya veda etti.

18 Nisan 2011 Pazartesi

Ve Rocket Geri Döndü

Evet, bugün masada tam görmek istediğimiz adam vardı.Ne desem, nasıl başlasam tam olarak bilemiyorum ama herkese "İşte Rocket bu." dedirtecek bir performans vardı.


Şöyle olaylara kısa bir bakış atacak olursak şunları söyleyebiliriz; Rocket'in gelip gelmeme arasında kararsız kalması ancak daha sonra gelme kararı vermesi, herkesin kafasında birer soru işareti bırakmıştı.Ronnie belki buraya bir şeyleri yapmak için zaten gelecekti ama sanırım onu daha da hırslandıran, boş vakitlerini Ronnie'ye sallamakla geçiren Shaun Murphy oldu.Son zamanlar formda olması ve ilk turda rahat bir galibiyet almış olmasının rehavetiyle mi konuştu bilemem ama "Ronnie uzun zamandır maç kazanamıyor ve maç yapmıyor.Burada zaten üç şampiyonluğu var, yani artık tehlikeli bir rakip değil." sözleri Ronnie'den önce sözlü bir cevap aldı; "Benim kolay bir kura olduğumun söylenmesi hiç hoşuma gitmiyor.Bu sene fazlaca maç oynamış, kupayı kazanma hayalleri olan ve beni hafife alan birileriyle oynayabilirim."

Karşılıklı açıklamalar derken maç saati geldi çattı.Masa başında gördüğüm Rocket bana WC 2008'de şampiyonluğu yaşamış adamı hatırlattı bir anda.Oyunu oldukça ciddiye alan, potları kaçırınca üzülen biri vardı salonda.Tabi yetmedi Ronnie iki kez de 147 denemesi yaptı ancak biri 78 diğeri de 96'da sonuçlandı.Bir de yüzlük seri gerçekleştiren Ronnie, The Crucible'da ki 100. yüzlük serisine imza atmayı da başardı.

Uzun potlarda başarılı, güvenli vuruşları iyi, oyunu ciddiye alan Ronnie'nin bu oyunu Shaun hariç herkesin içini kıpır kıpır etti eminim.Seans sonuna 7-2'lik skorla giden Rocket, üst tur için oldukça büyük bir avantajı da yakalamış oldu.

Ve Rocket Geri Döndü

Evet, bugün masada tam görmek istediğimiz adam vardı.Ne desem, nasıl başlasam tam olarak bilemiyorum ama herkese "İşte Rocket bu." dedirtecek bir performans vardı.

2 Eylül 2010 Perşembe

Shanghai'den Kısa Özet

Snookerın çocuk yaşta sayılabilecek bir organizasyonu olan Shanghai Masters Çin'de ki snooker patlamasının ardından takvimlere 3 sene önce girmişti.


Turnuva için kısa bir özetten bahsetmek istiyorum.Zaten kısa olan geçmişinden güzel bir özet çıkar düşüncesindeyim.Turnuva için bahsedebileceğimiz rekorlar var mı diye göz attığımızda herhalde en çok final oynayan oyuncu rekoru vardır ki şu ana kadar 3 final oynandı ikisinde Ronnie yer almayı başardı.



Shanghai Masters deyince akıllara gelen bir diğer isim ise Dominic Dale.07-08 sezonunda kazandığı Shanghai zaferiyle kariyerine ikinci sıralama turnuvası başarısını eklemeyi başarmıştı Gallerli oyuncu.07-08 sezonunda ki finalin önemli özelliklerinden biri ise iki Gallerli oyuncuyu finalde buluşturmuş olması.Ryan Day ve Dominic Dale bu finalde karşı karşıya gelmeyi başarmışlardı.Turnuva da ise tam bir Galler hegemonyası yaşandı diyebiliriz.Yarı finallere gelindiğinde 4 İngiliz oyuncuya karşılık, 3 Gallerli oyuncu son 8'e girmişti.Graeme Dott ise tek tabanca kaldığı yoluna yarı finalde devam etmeyi başarmıştı.O sezon ki turnuvanın en yüksek serisine de imza atan Dale 143'lük serisiyle kariyerinin en yüksek serisi olan 145'e göz kırpmıştı.


08-09 sezonuna gelindiğinde ise gözler turnuvanın favorilerinden biri olan ve Çinli snooker severlerin en çok hayranlık beslediği oyuncuların başında gelen Ronnie'deydi.Önceki sezonda turnuvadan çekilen ve katılım göstermeyen Rocket bu sezonda ise daha kararlı bir şekilde yoluna devam etti.Turnuvanın finalistlerinden bir diğer ise süpriz sayılabilecek bir isim Ricky Walden'dı.Yarı finalde bir önceki sezonun Dünya Şampiyonası finalisti Mark Selby'i devirmeyi başaran genç oyuncu finalde Ronnie karşısında favori olarak görülmüyordu.Finalde başa baş giden mücadelede ise kazanan Ricky Walden'dı.Kariyerinin ilk sıralama turnuvasına imza atan İngiliz oyuncu ardından gelen 2.5 sezonda ise Shanhgai'de ki kadar başarılı olamadı.Turnuvanın bu sezonunda ki önemli olaylardan biri ise televizyon yayınında Jamie Cope'dan gelen 147 oldu.


Turnuvanın geçen sezonuna gelindiğinde ise dikkat çeken yanlardan biri Çinli oyuncuların turnuvada başarı gösterememiş olmasıydı.İlk sezonunda sadece Ding son 16 görmeyi başarmış, bir sonraki sezonda ise hiç bir Çinli oyuncu son 16'ya bile kalamamıştı.09-10 sezonu ise bu talihsizliğin kırılmak istendiği bir sezondu.Nitekim İki Çinli oyuncu geçen sezon çeyrek final görmeyi başardı.Liang Wenbo ise finale yürüyen isim oldu.Genç Çinli Wenbo çeyrek finalde bir önceki sezonun şampiyonu Ricky Walden'ı geçmişti.Yarı finalde Shaun Murphy'i de deviren oyuncu artık final için fazlasıyla hazırdı.Diğer yanda ise bir önceki sezon burada kaybetmiş olan Rocket formunda bir oyun oynayınca önünde durabilen olmadı.İlk turda Graeme Dott'ı 5-0 geçen Ronnie ikinci turda Marco Fu'yu 5-2 ile geçmeyi başardı.Çeyrek finallere gelindiğinde karşısında Çinlilerin bir başka sevgilisi olan Ding vardı ancak o da Ronnie'ye meydan okuyamadı.Yarı finalde ise son dünya şampiyonu John Higgins, Rocket'in hışmına uğrayan bir başka isim oldu ve 6-1'lik mağlubiyetle turnuvaya veda etti.Finalde ise Ronnie rahat bir galibiyetle bir önceki sezon kaçırdığı şampiyonluğu kazanmış oldu.

Shanghai'den Kısa Özet

Snookerın çocuk yaşta sayılabilecek bir organizasyonu olan Shanghai Masters Çin'de ki snooker patlamasının ardından takvimlere 3 sene önce girmişti.


Turnuva için kısa bir özetten bahsetmek istiyorum.Zaten kısa olan geçmişinden güzel bir özet çıkar düşüncesindeyim.Turnuva için bahsedebileceğimiz rekorlar var mı diye göz attığımızda herhalde en çok final oynayan oyuncu rekoru vardır ki şu ana kadar 3 final oynandı ikisinde Ronnie yer almayı başardı.

16 Ağustos 2010 Pazartesi

PTC4 Son 8 Belli Oldu

Dün gece tamamlanan son 32 maçlarıyla belirlenen son 16'ın tamamı bugün sabah maçlarını gerçekleştirdiler ve PTC4'ün çeyrek finalistleri belirlendi.

İyi bir performans sergileyerek turnuvada son 16'yı gören genç Trump rakibi Ronnie O'Sullivan karşısında fazla tutunamadı ve maçı 4-0 kaybetti.Maçta Ronnie 61,65 ve 55'lik seriler gerçekleştirdi.Judd Trump bu maçla bin £'un sahibi oldu.

Yüzlük serilerilerin havada uçuştuğu maçta Marco Fu ve Tony Drago karşı karşıya geldiler.Maçta 3-0 geriye düşen Tony Drago üst üste iki frame kazandı ancak sonunu getiremeyince maçı 4-2 kaybetmekten kurtulamadı.Marco Fu maçta 61, 109, 75 ve 104'lük serilere imza atarken, hızlı oyunuyla tanınan Drago ise 111'lik bir seri gerçekleştirdi.Marco Fu bu maçı kazanarak çeyrek finalde Ronnie O'Sullivan ile eşleşmiş oldu.

Geçtiğimiz UK Championship'te elediği Stephen Maguire ile karşı karşıya gelen Peter Lines ise bu sefer rakibini aynı kadere sürükleyemedi.Şu aralar toparlanma sinyallerini veren Maguire rakibine frame vermeden maçı 4-0 kazanmayı başarırken,  68, 50, 60 ve 66'lık dört yarım yüzlük seriye imza attı.

Günün en ilginç maçı ise Dominic Dale ve Bjorn Haneveer arasında oynandı.Dale'in 4-1'lik galibiyetiyle biten maçta Haneveer tek frameinin Domicin Dale'in üst üste üç kez ıska kararına sebep olması nedeniyle kazandı.(Kuralı şöyle açıklayabiliriz;Örneğin açıkta bulunan bir kırmızı varken rakibinize pozisyon vermemek için başka bir kırmızıya yöneldiniz.Ancak üst üste üç kere hedeflediğiniz kırmızıyı göremezseniz ve açıkta da görülebilecek bir kırmızı varsa bu durumda framei kaybedersiniz.)

İstikrarlı bir şekilde ilerlemeye devam eden Mark Williams ise yine rakip tanımadı ve Barry Hawkins'i 4-1 ile geçmeyi başardı.

Alınan toplu sonuçlar ve çeyrek final eşleşmeleri ise şöyle;

Çeyrek Final;

Ronnie O'Sullivan v Marco Fu
Dominic Dale v Stephen Maguire
Barry Pinches v Liu Song
Matthew Stevens v Mark Williams

Ronnie O'Sullivan 4-0 Judd Trump
66-14, 61(61)-40(40), 74(65)-50(50), 63(55)-28

Tony Drago 2-4 Marco Fu
0-71(66), 1-110(109), 9-102(75), 111(111)-29, 73-7, 24-104(104)

Bjorn Haneveer 1-4 Dominic Dale
48(41)-79(62), 8-0(3 miss rule), 9-77(45), 32-65, 11-80(45)

Peter Lines 0-4 Stephen Maguire
33-80(68), 32-86(50), 63-85(60), 0-116(47,66)

Barry Pinches 4-1 Matt Selt
61-28, 73(61)-16, 93(57)-1, 46-79(71), 65(37)-61(58)

Liu Song 4-3 Jimmy Robertson
1-97(97), 84(46)-33, 38-92(92), 71(48)-48(43), 74-0, 8-82(82), 94(94)

Stephen Lee 1-4 Matthew Stevens
0-92(92), 67(53)-35, 0-75(71), 62(40)-64, 63(63)-71(71c)

Barry Hawkins 1-4 Mark Williams
50-61(41c), 0-69(68), 10-66(54), 53(49)-1, 10-79(76)

PTC4 Son 8 Belli Oldu

Dün gece tamamlanan son 32 maçlarıyla belirlenen son 16'ın tamamı bugün sabah maçlarını gerçekleştirdiler ve PTC4'ün çeyrek finalistleri belirlendi.

İyi bir performans sergileyerek turnuvada son 16'yı gören genç Trump rakibi Ronnie O'Sullivan karşısında fazla tutunamadı ve maçı 4-0 kaybetti.Maçta Ronnie 61,65 ve 55'lik seriler gerçekleştirdi.Judd Trump bu maçla bin £'un sahibi oldu.

Yüzlük serilerilerin havada uçuştuğu maçta Marco Fu ve Tony Drago karşı karşıya geldiler.Maçta 3-0 geriye düşen Tony Drago üst üste iki frame kazandı ancak sonunu getiremeyince maçı 4-2 kaybetmekten kurtulamadı.Marco Fu maçta 61, 109, 75 ve 104'lük serilere imza atarken, hızlı oyunuyla tanınan Drago ise 111'lik bir seri gerçekleştirdi.Marco Fu bu maçı kazanarak çeyrek finalde Ronnie O'Sullivan ile eşleşmiş oldu.

27 Haziran 2010 Pazar

Ronnie Zinciri Kırdı


PTC-1 dün oynanan maçlarla devam etti.Son 32 turunda karşı karşıya gelen ve son zamanların en gözde maç ikilileri arasına girmiş olan Ronnie O'Sullivan ve Mark Selby'nin mücadelesinde gülen taraf ise Rocket oldu.

Ronnie O'Sullivan sabah 10 maçında Andrew Pagett'i 4-1 ile geçti ve bir sonraki turda rakibi Dominic Dale ile karşılaştı.Rakibine sadece 25 sayı veren Rocket gerçekleştirdiği dört half-century break ile maçı 4-0 kazandı.Maç ise sadece 43 dakika sürdü.

Ronnie O'Sullivan maçların erken saatte başlıyor olmasına ise "Bence bir vuruş süresi olmalı." diyerek yorum belirtti.

Son Masters şampiyonu Selby ise ilk rakibi İngiliz Amatör Şampiyonu David Grace'i 4-2 ile geçti.Selby ilk tur galibiyetini ise şu sözlerle özetledi: "Geçen sezon bu aralar zor zor maçlar kazanıyordum.Ancak şimdi iyi bir başlangıç yapmış olmak güzel.David iyi bir oyun ortaya koydu.Gerçekleştirdiği snookerlarla bir geniş yapabilirdi.Burada gerçekleştirdiğim iki güzel seri beni mutlu etti."

Ardından son 64 turunda Michael Wasley'i 4-1 ile geçen Selby son 32 maçında rakibi Rocket ile eşleşti.

Maçta 2-0 üstünlüğü ele geçiren Selby rakibinin geri dönüşüne engel olamadı.Ronni durumu 2-0'dan 3-2'ye getirdi ancak Selby kritik framei alıp maçı karar oyununa taşıdı.Karar oyunun da bulduğu tek şansı değerlendiren Rocket maçı 4-3 kazanarak Selby'e karşı yaşadığı son zamanlarda ki şanssızlığını kırmış oldu.Rocket maçta 122 ve 90'lık iki yüksek seri gerçekleştirmeyi de başardı.

Ronnie'nin son 16 turunda ki rakibi ise Gallerli oyuncu Matthew Stevens.

Ronnie Zinciri Kırdı


PTC-1 dün oynanan maçlarla devam etti.Son 32 turunda karşı karşıya gelen ve son zamanların en gözde maç ikilileri arasına girmiş olan Ronnie O'Sullivan ve Mark Selby'nin mücadelesinde gülen taraf ise Rocket oldu.

Ronnie O'Sullivan sabah 10 maçında Andrew Pagett'i 4-1 ile geçti ve bir sonraki turda rakibi Dominic Dale ile karşılaştı.Rakibine sadece 25 sayı veren Rocket gerçekleştirdiği dört half-century break ile maçı 4-0 kazandı.Maç ise sadece 43 dakika sürdü.

24 Haziran 2010 Perşembe

Dale'in Hikayesi


Worldsnooker.com'un blogcuları arasında yer alan Dominic Dale yazmaya devam ediyor.Ben de bugün worldsnooker.com'dan gidiyorum sürekli ama, sizler için çevirdim.

Geçen hafta Avusturya'dan İngiltere'ye yeni sezon hazırlıkları için geldim.Paul Mount'un menajerlik şirketine katıldım ve Gloucester'da bulunan akademide antreman yaptım.Ayrıca Pink Ribbon turnuvasına da katıldım.

Geride bıraktığım iki sezon benim için iyi geçmedi.Ancak bu sezon bir çok turnuva var.Viyana'dan İngiltere'ye gelmek zorunda olduğumun farkındaydım.Açık konuşmak gerekirse pek gelmek istemedim çünkü Viyana'yı seviyorum.Ancak daha sonra Paul ile konuştum ve yeni sezon için antremanlara başlama kararı aldım.

Avusturya'da yaşamaya devam edeceğim antremanlarımın %80'lik kısmını orada yapacağım.Geçen sezon oynadığım oyunlar gerçekten iyi değildi bunu aldığım sonuçlardan da anlayabilirsiniz.Ancak şu anda mutluyum ve bir çok şeyin değiştiğini düşünüyorum.PTC'lerin hepsinde oynamayı planlıyorum.Sürekli Avusturya'dan yapacağım git gellerbana pahalıya mal olacak ancak orada kazanırsam bu benim için kar.

PTC'nin yarısının Avrupa'da yapılacak olması çok güzel.Avrupa'da snookerın gerçekten çok iyi bir geleceği var ve artık bu potansiyeli kullanma vakti geldi.Almanya'da yapılacak olanlar benim için çok iyi çünkü Viyena-Almanya arasında her saat uçuş var.Almanya'da bulunan snooker potansiyelini değerlendirmek çok önemli.

Snookerın bir yenileşmeye ihtiyacı olduğu kesin ve yeni turnuvaların ve yeni fikirlerin destekçisiyim.Mesela yeni sırala sistemini harika buldum.Bu demek oluyor ki Masters'a katılacağım.Sezon içerisinde sıralama da sürekli aşağı yukarı inip çıkacaksınız, tıpkı yo-yo gibi.Fırsatlar ayağımıza gelmiş durumda.Üç turnuva da kötü oynarsanız kendinizi diğer üçünde iyi oynamaya mecbur hissedeceksiniz.

Dünya Şampiyonasından elendikten sonra kendime üç haftalık bir tatil verdim ve Almanya'ya gittim.Almanya'da ki 6 kırmızı şampiyonası olan Bavarian Open'a katıldım ve Almancamı tazeledim.Bu aralar Paul Hunter Klasik yaklaşıyor.Almanca ile Avusturaylıların konuştukları dilin farklı olduğunu düşünürler ancak öyle değil.Bir kaç kelime dışında oldukça benzerler.

Oturduğum dairemde bazı değişiklikler yaptım.Duvalara Marilyn Monroe posterleri ve filmleri astım.Çerçevesiz olanları çerçeveledim.

Kendimi biraz Errol Flynn gibi hissediyorum.Şarap,kadınlar ve müzik.Ancak artık bunlara biraz ara vermeliyim ve umut dolu baktığım yeni sezon için sıkı çalışmaya başlamalıyım.


Önceki yazıları
Dale'in Hikayesi

Dale'in Hikayesi


Worldsnooker.com'un blogcuları arasında yer alan Dominic Dale yazmaya devam ediyor.Ben de bugün worldsnooker.com'dan gidiyorum sürekli ama, sizler için çevirdim.

Geçen hafta Avusturya'dan İngiltere'ye yeni sezon hazırlıkları için geldim.Paul Mount'un menajerlik şirketine katıldım ve Gloucester'da bulunan akademide antreman yaptım.Ayrıca Pink Ribbon turnuvasına da katıldım.

17 Şubat 2010 Çarşamba

Dale'in Hikayesi!


Worldsnooker.com'un blogcuları arasında Dominic Dale'de katıldı.Ben de Dale'in ilk yazısını sizler için çevirdim.

Snookerla başlayalım.08-09 yılında kötü bir sezon geçirdim ve ilk 32'nin dışında kaldım.Tekrardan ilk 32'ye dönmek için çok çalışıyorum.Ön elemelerin ilk turlarında ki tüm maçlarımı kazandım.Ama sadece Galler Açık'ta son 32'ye kalabildim.Aslında Shangai Masters'da da son 32'ye kalabilirdim ama başa baş giden maçta Nigel Bond'a yenildim.Bu sene Newport'ta oynayabildiğim için mutluyum.Stephen Maguire'ı yenemediğim için biraz hayal kırıklığına uğradım.Aslında elime çok iyi bir şans geçmişti ama karar oyununda kahverengiyi kaçırınca Maguire bu hatayı affetmedi.

Çin Açık ön elemelerinde Rod Lawler'a karşı kaybettim.Bugüne kadar Pekin'de hiç bulunmadım ve oraya gitmek isterim.BBC Wales için yaptığım Tv programı pek iyi olmadı çünkü programa hazırlanmak için snooker pratik saatimden fedakarlıkta bulundum.Ancak Rod Lawler gerçekten çok iyi oynadı ve bir sonraki turda Ricky Walden'ı da elemiş olması beni çok şaşırtmadı.

Genel olarak oyunumdan memnunum şu anda çok sıkı çalışıyorum ve gelecek sezon iyi şeyler olacağunu düşünüyorum.Oyunumda bazı değişiklikler yaptım ve bunlara tam olarak alışmam 3-4 ayımı alacak.Klübüm Vienna 'da her zamankinden daha çok pratik yapıyorum ve oyuna olan bağlılığım geçmiş oranla daha fazla.Aslında yaşınız ilerledikçe snookera olan ilginiz azalır ama ben de tam tersi.

Geriye bir tek ve en büyük olan turnuva kaldı.O da Dünya Şampiyonası.Burada yine Rod Lawler ile karşılacağım.Eğer o ilk tur maçını geçebilirse.Ancak bu sefer sonucun daha farklı olacağını düşünüyorum.Turu geçersem rakibim Laing Wenbo olacak.Son iki maçını kaybetti ve üzerinde bir baskı var.Ayrıca ilk 16'ya girmesi için bu maçı kazanması gerekiyor.Bu baskının benim işime yarayacağını düşünüyorum.Bu sene bir çok amatör turnuva da bulundum.Bunlar bana oyunum için biraz olumlu etki oluşturdu.Şu anda sıralama puanlarına göre eğer Dünya Şampiyonasına katılabilirsem bu sezonu ilk 32 içerisinde bitirebilirim.Ama tersi olursa yine turnuvalarda ön elemeler oynamak zorunda olacağım ve bunu istemiyorum.Ancak bu sezonu 30. olarak kapatabileceğimi düşünüyorum.

Galler Açık'ta Sport Relief için snooker masası etrafında 113 turluk bir koşu gerçekleştirdim.Aslında son zamanlarda pek koşu yapmıyordum buna rağmen bu beni pek yormadı.Tabi masa etrafında koşarken bazı sıkıntılar yaşadım.Hızlı koşmanız gerekiyor ve masanın köşelerinden dönmek zorlaşıyor.En büyük sorunsa bir süre sonra ayaklarınızda bir baskı oluşmaya başlaması.Bu sebepten dolayı her 10 turda bir yönümü değiştirdim.Bacaklarım biraz sertleşti ancak bunun dışında iyiydim.

Bu sıralar bir de kilo vermeye çalışıyorum çünkü yaşınız ilerledikçe kilo almanız kolaylaşmaya başlıyor.Bir diyet yapıyorum.Kahvaltıda meyve,haşlanmış yumurta ve yanında çay ya da kahve içiyorum.Öğle yemeğinde peynirli salata yiyorum ve akşamları da köri sosu ile biber kızartıyorum.Çok fazla karbonhidrat içeren pasta gibi yiyecekleri yemiyorum.Aslında diyet snooker içinde iyi oluyor.Dünya şampiyonasından sonra düzenli olarak spor yapacağım güzel bir vücudum olmasını istiyorum.20'li yaşlarda askeri sanatlarla ilgilenirken böyle bir vücudum vardı.

Newport'ta final öncesi söylediğim şarkıyla ilgili olarak ise gerçekten güzel bir şeydi.Bu aslında Rob Walker'ın fikriydi ve bu tür şeylerden çok hoşlanıyorum.Şarkı söylemeyi de severim.Johnny Mathis, Tom Jones ve Frank Sinatra gibi şarkıcıları şarkıcıları beğeniyorum.Asıl beğendiğim tarz ise klasik müzik.Opera parçalarından da hoşlanıyorum.Aslında Avustuya'da pek fazla şarkı söylemiyorum ama ne zaman UK'a gelsem yanımda Cd'ler getiriyorum ve hemen arabama koyup dinlemeye başlıyorum.

Dale'in Hikayesi!


Worldsnooker.com'un blogcuları arasında Dominic Dale'de katıldı.Ben de Dale'in ilk yazısını sizler için çevirdim.

Snookerla başlayalım.08-09 yılında kötü bir sezon geçirdim ve ilk 32'nin dışında kaldım.Tekrardan ilk 32'ye dönmek için çok çalışıyorum.Ön elemelerin ilk turlarında ki tüm maçlarımı kazandım.Ama sadece Galler Açık'ta son 32'ye kalabildim.Aslında Shangai Masters'da da son 32'ye kalabilirdim ama başa baş giden maçta Nigel Bond'a yenildim.Bu sene Newport'ta oynayabildiğim için mutluyum.Stephen Maguire'ı yenemediğim için biraz hayal kırıklığına uğradım.Aslında elime çok iyi bir şans geçmişti ama karar oyununda kahverengiyi kaçırınca Maguire bu hatayı affetmedi.

Çin Açık ön elemelerinde Rod Lawler'a karşı kaybettim.Bugüne kadar Pekin'de hiç bulunmadım ve oraya gitmek isterim.BBC Wales için yaptığım Tv programı pek iyi olmadı çünkü programa hazırlanmak için snooker pratik saatimden fedakarlıkta bulundum.Ancak Rod Lawler gerçekten çok iyi oynadı ve bir sonraki turda Ricky Walden'ı da elemiş olması beni çok şaşırtmadı.

Genel olarak oyunumdan memnunum şu anda çok sıkı çalışıyorum ve gelecek sezon iyi şeyler olacağunu düşünüyorum.Oyunumda bazı değişiklikler yaptım ve bunlara tam olarak alışmam 3-4 ayımı alacak.Klübüm Vienna 'da her zamankinden daha çok pratik yapıyorum ve oyuna olan bağlılığım geçmiş oranla daha fazla.Aslında yaşınız ilerledikçe snookera olan ilginiz azalır ama ben de tam tersi.

Geriye bir tek ve en büyük olan turnuva kaldı.O da Dünya Şampiyonası.Burada yine Rod Lawler ile karşılacağım.Eğer o ilk tur maçını geçebilirse.Ancak bu sefer sonucun daha farklı olacağını düşünüyorum.Turu geçersem rakibim Laing Wenbo olacak.Son iki maçını kaybetti ve üzerinde bir baskı var.Ayrıca ilk 16'ya girmesi için bu maçı kazanması gerekiyor.Bu baskının benim işime yarayacağını düşünüyorum.Bu sene bir çok amatör turnuva da bulundum.Bunlar bana oyunum için biraz olumlu etki oluşturdu.Şu anda sıralama puanlarına göre eğer Dünya Şampiyonasına katılabilirsem bu sezonu ilk 32 içerisinde bitirebilirim.Ama tersi olursa yine turnuvalarda ön elemeler oynamak zorunda olacağım ve bunu istemiyorum.Ancak bu sezonu 30. olarak kapatabileceğimi düşünüyorum.

Galler Açık'ta Sport Relief için snooker masası etrafında 113 turluk bir koşu gerçekleştirdim.Aslında son zamanlarda pek koşu yapmıyordum buna rağmen bu beni pek yormadı.Tabi masa etrafında koşarken bazı sıkıntılar yaşadım.Hızlı koşmanız gerekiyor ve masanın köşelerinden dönmek zorlaşıyor.En büyük sorunsa bir süre sonra ayaklarınızda bir baskı oluşmaya başlaması.Bu sebepten dolayı her 10 turda bir yönümü değiştirdim.Bacaklarım biraz sertleşti ancak bunun dışında iyiydim.

Bu sıralar bir de kilo vermeye çalışıyorum çünkü yaşınız ilerledikçe kilo almanız kolaylaşmaya başlıyor.Bir diyet yapıyorum.Kahvaltıda meyve,haşlanmış yumurta ve yanında çay ya da kahve içiyorum.Öğle yemeğinde peynirli salata yiyorum ve akşamları da köri sosu ile biber kızartıyorum.Çok fazla karbonhidrat içeren pasta gibi yiyecekleri yemiyorum.Aslında diyet snooker içinde iyi oluyor.Dünya şampiyonasından sonra düzenli olarak spor yapacağım güzel bir vücudum olmasını istiyorum.20'li yaşlarda askeri sanatlarla ilgilenirken böyle bir vücudum vardı.

Newport'ta final öncesi söylediğim şarkıyla ilgili olarak ise gerçekten güzel bir şeydi.Bu aslında Rob Walker'ın fikriydi ve bu tür şeylerden çok hoşlanıyorum.Şarkı söylemeyi de severim.Johnny Mathis, Tom Jones ve Frank Sinatra gibi şarkıcıları şarkıcıları beğeniyorum.Asıl beğendiğim tarz ise klasik müzik.Opera parçalarından da hoşlanıyorum.Aslında Avustuya'da pek fazla şarkı söylemiyorum ama ne zaman UK'a gelsem yanımda Cd'ler getiriyorum ve hemen arabama koyup dinlemeye başlıyorum.

1 Şubat 2010 Pazartesi

Welsh Open'dan Akılda Kalanlar



Welsh Open 2010 dün oynanan final mücadelesiyle sona erdi.Turnuva da ikinci kez şampiyonluk kazanan Higgins ayrıca turnuvanın en yüksek serisini de gerçekleştirdi ve bu ödülün de sahibi oldu.

Geçen sezondan beri sürekli artarak giden ritminden birşeyler kaybetmemiş Higgins.The Masters'a erken veda etmesi sanırım iyi oldu kendisi için.Çünkü orada kendini çokca turnuvaya vermesi ve zaten sürekli yüksek tutmaya çalıştığı formunu orada daha da çok korumaya çalışması kendisini ileride daha büyük bir düşüşe geçirebilirdi.Evet The Masters çok önemli bir turnuva ancak seneye de kazanılabilir.

Turnuvanın yüzlük seri raporuna baktığımızda gerçekleştirilen 23 yüzlük serinin yedisinin Higgins'ten geldiğini görüyoruz.Bunlar arasında en yüksek iki seri olan 138 ve 137 bulunuyor.Şaşırtıcı olan ise çok iyi seri inşacısı ve dünyanın en çok yüzlük seri yapan ikinci oyuncusu olan Rocket'in bu turnuva da sadece tek yüzlük seri yapmış olması.O da 147'ye giderken kaçırdığı yeşille yarım bıraktığı serisi.Yüzlük seri açısından iyi bir turnuva diyebiliriz.

Bir diğer konu ise sıralama.John Higgins en yakın rakibi Ronnie O'Sullivan'ı yarı finalde geçip şampiyon olarak kendisinden 1800 puan fazla kazandı ve puan farkını açmış oldu.Birincilik matematiksel olarak garantilenmedi.Zaten Higgins'te çoğu röportajında buna değindi.Ronnie'nin Çin Açığı ve Dünya Şampiyonluğunu kazanabileceğini söylemişti.Kalan iki turnuvayı kazanan aynı kişi olursa 17 bin sıralama puanı daha kazanacak.

Turnuva eşleşmelerine de biraz değinmeden olmayacak gibi.Ana tablonun altı ve üstü arasında dağlar kadar fark vardı.Alt taraf birbirini kırıp geçirecek oyuncularla doluyken, üst kısımda çokta formda olmayan oyuncular yer aldı.Nitekim finalde de alt taraftan gelen yoğun mücadelenin etkisi maçın kısa sürede noktalanmasına sebep oldu.



Yaşanan bir kaç süpriz vardı onlarada değinelim.Ding'in elenmiş olması büyük bir süprizdi.Bu sezona iyi başladı ancak yine bir düşüş içerisinde.Aynı şekilde Neil Robertson'da bu sezon fena değil ancak turnuva da Ali Carter'a elendi.Carter hiç formda değil ve Neil son Masters'a da bakarsak gayet iyi durumdaydı.Peter Ebdon'un Barry Hawkins'e ilk turda kaybetmesi en şaşırtıcı olanlardan biriydi.Normal şartlarda bile geçmesi gereken bir turda kaybetti Ebdon.Turnuvanın en dikkat çeken isimlerinden biri Tonny Drago oldu.Süratli oyunu ile Ryan Day'i az daha eliyordu.Kendisinin Ronnie O'Sullivan'la karşılaşmasını isterdim.

Turnuvadan akılda kalanlar da beynimize kazınmış ve yıllarca hatırlayacağımız sahneler ise Ronnie-Mark Allen maçındaydı.İlk denemesinde 11 kırmızı-siyah ile devam ederken aslında çokta uygun olan masada orta cebin ağzından dönen kırmızıyla kaçan maksimum.İkinci deneme ise gerçekten akıllara zarardı.Öyle vuruşlar oldu ki ağzımızı açarak izledik kimilerini.(147 denemelerini buradan izleyebilirsiniz.)
Yeşile kadar harika giden Ronnie o kadar basit bir yeşili kaçırdı ki anlatılmaz.Eğer burada bir maksimum gelseydi Rocket tekrardan 147 rekorunu eline geçirmiş olacaktı.
Uzun zamandır düşüş içerisinde olan Stephen Maguire biraz toplanma belirtileri gösterdi bu turnuvada.Bakalım bu Çin Açık'a nasıl yansıyacak?
Akılda kalan deyince akla bir diğer çift geliyor.Rocket'in Jamie Cope'u 5-0'la geçtiği maç sadece 55 dakika sürerken, Mark Williams'ın eski finalistlerden Andrew Higginson'u 5-0 yendiği maç 60 dakika sürdü.



Dominic Dale 2 sene önce Selby'nin gerçekleştirdiği Sport Relief kampanyası için snooker masası etrafında 1 millik bir dönüş gerçekleştirdi.Toplamda 113 tur ile koşusunu tamamlayan Dale temsili kupacığıyla beraberde objektiflere poz vermekten geri kalmadı.

Welsh Open'dan Akılda Kalanlar



Welsh Open 2010 dün oynanan final mücadelesiyle sona erdi.Turnuva da ikinci kez şampiyonluk kazanan Higgins ayrıca turnuvanın en yüksek serisini de gerçekleştirdi ve bu ödülün de sahibi oldu.

Geçen sezondan beri sürekli artarak giden ritminden birşeyler kaybetmemiş Higgins.The Masters'a erken veda etmesi sanırım iyi oldu kendisi için.Çünkü orada kendini çokca turnuvaya vermesi ve zaten sürekli yüksek tutmaya çalıştığı formunu orada daha da çok korumaya çalışması kendisini ileride daha büyük bir düşüşe geçirebilirdi.Evet The Masters çok önemli bir turnuva ancak seneye de kazanılabilir.

Turnuvanın yüzlük seri raporuna baktığımızda gerçekleştirilen 23 yüzlük serinin yedisinin Higgins'ten geldiğini görüyoruz.Bunlar arasında en yüksek iki seri olan 138 ve 137 bulunuyor.Şaşırtıcı olan ise çok iyi seri inşacısı ve dünyanın en çok yüzlük seri yapan ikinci oyuncusu olan Rocket'in bu turnuva da sadece tek yüzlük seri yapmış olması.O da 147'ye giderken kaçırdığı yeşille yarım bıraktığı serisi.Yüzlük seri açısından iyi bir turnuva diyebiliriz.

Bir diğer konu ise sıralama.John Higgins en yakın rakibi Ronnie O'Sullivan'ı yarı finalde geçip şampiyon olarak kendisinden 1800 puan fazla kazandı ve puan farkını açmış oldu.Birincilik matematiksel olarak garantilenmedi.Zaten Higgins'te çoğu röportajında buna değindi.Ronnie'nin Çin Açığı ve Dünya Şampiyonluğunu kazanabileceğini söylemişti.Kalan iki turnuvayı kazanan aynı kişi olursa 17 bin sıralama puanı daha kazanacak.

Turnuva eşleşmelerine de biraz değinmeden olmayacak gibi.Ana tablonun altı ve üstü arasında dağlar kadar fark vardı.Alt taraf birbirini kırıp geçirecek oyuncularla doluyken, üst kısımda çokta formda olmayan oyuncular yer aldı.Nitekim finalde de alt taraftan gelen yoğun mücadelenin etkisi maçın kısa sürede noktalanmasına sebep oldu.



Yaşanan bir kaç süpriz vardı onlarada değinelim.Ding'in elenmiş olması büyük bir süprizdi.Bu sezona iyi başladı ancak yine bir düşüş içerisinde.Aynı şekilde Neil Robertson'da bu sezon fena değil ancak turnuva da Ali Carter'a elendi.Carter hiç formda değil ve Neil son Masters'a da bakarsak gayet iyi durumdaydı.Peter Ebdon'un Barry Hawkins'e ilk turda kaybetmesi en şaşırtıcı olanlardan biriydi.Normal şartlarda bile geçmesi gereken bir turda kaybetti Ebdon.Turnuvanın en dikkat çeken isimlerinden biri Tonny Drago oldu.Süratli oyunu ile Ryan Day'i az daha eliyordu.Kendisinin Ronnie O'Sullivan'la karşılaşmasını isterdim.

Turnuvadan akılda kalanlar da beynimize kazınmış ve yıllarca hatırlayacağımız sahneler ise Ronnie-Mark Allen maçındaydı.İlk denemesinde 11 kırmızı-siyah ile devam ederken aslında çokta uygun olan masada orta cebin ağzından dönen kırmızıyla kaçan maksimum.İkinci deneme ise gerçekten akıllara zarardı.Öyle vuruşlar oldu ki ağzımızı açarak izledik kimilerini.(147 denemelerini buradan izleyebilirsiniz.)
Yeşile kadar harika giden Ronnie o kadar basit bir yeşili kaçırdı ki anlatılmaz.Eğer burada bir maksimum gelseydi Rocket tekrardan 147 rekorunu eline geçirmiş olacaktı.
Uzun zamandır düşüş içerisinde olan Stephen Maguire biraz toplanma belirtileri gösterdi bu turnuvada.Bakalım bu Çin Açık'a nasıl yansıyacak?
Akılda kalan deyince akla bir diğer çift geliyor.Rocket'in Jamie Cope'u 5-0'la geçtiği maç sadece 55 dakika sürerken, Mark Williams'ın eski finalistlerden Andrew Higginson'u 5-0 yendiği maç 60 dakika sürdü.



Dominic Dale 2 sene önce Selby'nin gerçekleştirdiği Sport Relief kampanyası için snooker masası etrafında 1 millik bir dönüş gerçekleştirdi.Toplamda 113 tur ile koşusunu tamamlayan Dale temsili kupacığıyla beraberde objektiflere poz vermekten geri kalmadı.